2018 Şubat ayında mutlaka izlenmesi gereken filmler

2018 Şubat ayında mutlaka izlenmesi gereken filmler 02 Şubat 2018

90. Oscar Ödülleri’nin sahiplerini bulmasına bir ay kala, 2018 yılının Şubat ayında gösterime girecek çok sayıda başarılı film sinemaseverleri bekliyor olacak. Three Billboards Outside Ebbing, Missouri – 2 Şubat 2018 Altın Küre’de 4 ödülü sahibi ve 7 dalda Oscar’a aday filmin yönetmenlik koltuğunda Martin McDonagh oturuyor. Komedi ve dram unsurlarının harmanlandığı filmin oyuncu kadrosunda Fran...

90. Oscar Ödülleri’nin sahiplerini bulmasına bir ay kala, 2018 yılının Şubat ayında gösterime girecek çok sayıda başarılı film sinemaseverleri bekliyor olacak.

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri – 2 Şubat 2018

Altın Küre’de 4 ödülü sahibi ve 7 dalda Oscar’a aday filmin yönetmenlik koltuğunda Martin McDonagh oturuyor. Komedi ve dram unsurlarının harmanlandığı filmin oyuncu kadrosunda Frances McDormand, Woody Harrelson, Sam Rockwell, Caleb Landry Jones ve Lucas Hedges bulunuyor. Tecavüz edilip vahşice öldürülen kızı Angela'nın üzüntüsünü atlatmaya çalışan Mildred Hayes (Frances McDormand), kasabanın şerifi Bill Willoughby (Woody Harrelson) ile polislerin bu konuda gerekli adımları atmadığına inanmaktadır. Aylar geçmesine rağmen katille ilgili somut bir delile ulaşılmaması sonucu acılı anne oldukça farklı bir yöntem dener. Kasabanın çıkışındaki 3 büyük reklam panosunu kiralayan ve bunlara cinayetle ilgili şerifi suçlayan mesajlar yazdıran Hayes, vazgeçmesini isteyen herkese tek başına meydan okuyacaktır.

In the Fade (Paramparça) – 2 Şubat 2018

Yönetmenliğini Fatih Akın’ın üstlendiği dram türündeki film, Altın Küre’de Yabancı Dilde En İyi Film ödülüne layık görüldü. Başroldeki Diane Kruger, filmdeki performansıyla geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülü aldı. Konusuna gelecek olursak; film neonaziler tarafından düzenlenen bir terör saldırısını ve bu saldırıda Kürt asıllı eşini ile oğlunu kaybeden Alman bir kadının hikayesini anlatıyor Hamburg'da yaşanan patlama, Katja'nın (Diane Kruger) hayatını paramparça etmiştir. Hapisteyken evlendiği, eskiden uyuşturucu tacirliği yapmış ancak hapisten sonra illegal işleri bırakmış eşi Nuri'yi (Numan Acar) ve oğlu Rocco'yu kaybetmesinin ardından uzun süre kendini toparlayamayan kadın, yas döneminden sonra intikam arayışına başlar.  

Darkest Hour (En Karanlık Saat) – 2 Şubat 2018

6 dalda Oscar adayı biyografik filmin yönetmeni Joe Wright. Başrolde Winston Churchill’i canlandıran usta oyuncu Gary Oldman, Altın Küre’den En İyi Erkek Oyuncu ödülü ile döndü. Kadroda Kristin Scott Thomas, Lily James, Ben Mendelsohn ve Stephen Dillane de bulunuyor. Filmde II. Dünya Savaşı'nın başlangıç yıllarındayız. Nazi Almanyası'nın korkunç bir tehditle tüm Avrupa'ya ve İngiltere'ye karabasan gibi çökmesinin ardından Büyük Britanya Başbakanı Neville Chamberlain (Ronald Pickup) görevinden ayrılmak durumunda kalmıştır. Yerine Winston Churchill'in (Gary Oldman) getirilmesine karar verilir. Görevi devralmasının hemen ardından Churchill'i çok zor kararlar beklemektedir: Hitler'le barış mı yapmalı, yoksa topyekün bir savaşta ülkesine liderlik mi etmelidir?

Black Panther – 16 Şubat 2018 

Marvel Sinematik Evreni’nin merakla beklenen yeni filminde ilk siyahi süper kahramanlardan Kara Panter’in öyküsü anlatılıyor. Yönetmenliği Ryan Coogler üstleniyor. Oyuncu kadrosunda Chadwick Boseman, Michael B. Jordan, Lupita Nyong'o, Martin Freeman ve Danai Gurira isimleri öne çıkıyor. Marvel çizgi romanlarından uyarlanan konu ise şöyle: Kaptan Amerika'yla yan yana çarpıştıktan sonra vatanı Wakanda'ya dönen T'Challa - ya da Kara Panter - (Chadwick Boseman), gözlerden uzak ancak son derece gelişmiş ülkesine liderlik etmeye hazırlanmaktadır. Ancak ülke içinde karışıklıklar çıkmış, tahta aday olan başkaları da boy göstermiştir. Ülkesini bir arada tutmak ve savaşa girmesini engellemek isteyen T'Challa, CIA ajanı Everett K. Ross'un da (Martin Freeman) yardımını alacaktır.

The Shape of Water (Suyun Sesi) – 16 Şubat 2018

2 Altın Küre Ödülü sahibi film, 90. Oscar Ödülleri’ne 13 daldaki adaylığıyla da şimdiden damga vurdu. Guillermo del Toro’nun yönetmenliğindeki bu duygusal ve fantastik öyküde Sally Hawkins, Michael Shannon, Octavia Spencer, Richard Jenkins ve Doug Jones rol alıyor. Soğuk Savaş yıllarında Amerikan hükümetinin Baltimore’daki gizli bir araştırma tesisinde temizlik görevlisi olarak çalışan dilsiz Eliza Esposito (Sally Hawkins), sıradan geçen mesailerine devam ederken günün birinde arkadaşı Zelda (Octavia Spencer) ile birlikte büyük bir sırdan haberdar olur. Laboratuvara Güney Amerika’dan dünyada eşi olmayan bir yaratık getirilmiştir. Hem karada hem de suda yaşayabilen bu amfibik zeki canlı, toplumdan dışlanmış asosyal Eliza'yla zamanla çok yakın bir bağ kuracak, sıcacık bir aşk hikayesinin yazılmasına sebep olacaktır. 

I, Tonya (Ben, Tonya) – 16 Şubat 2018

Yönetmenlik koltuğuna Craig Gillespie’nin oturduğu biyografik dram türündeki film 3 daldaki Oscar adaylığı ile dikkat çekiyor. Başrolünde Margot Robbie’nin yer aldığı filmde Allison Janney, Sebastian Stan, Julianne Nicholson ve Mckenna Grace de rol alıyor. 1990'ların başında artistik buz patencisi Tonya Harding (Margot Robbie), hızla Amerika'nın en iyi patencileri arasına girmiştir. Zor bir çocukluk geçirmiş olan Tonya, buz patenine gönül vermiş ve hırslı bir sporcudur. Giderek yükselen Tonya, memnun edilmesi zor annesi, eski eşi Jeff Gillooly (Sebastian Stan) ile dengesiz ilişkileri ve hep daha iyi olmak adına kendini zorlaması gibi gerekçelerle stres içindedir. Ödüllere doymayan Tonya, Jeff’in de yardımıyla 1994 yılında ABD Şampiyonası öncesinde aynı dalda yarıştığı sporcu Nancy Kerrigan'ı (Caitlin Carver) sakatlaması için birini tutar. Ancak komplonun ortaya çıkması ile birlikte ödeyeceği bedeller Tonya için bir hayli zorlu olacaktır.

Hostiles (Vahşiler) – 23 Şubat 2018

Başrolünde usta aktör Christian Bale’in yer aldığı Western filmin yönetmeni Scott Cooper. Oyuncu kadrosunda Ben Foster, Rosamund Pike, Q'orianka Kilcher ve Stephen Lang da bulunuyor. Film, 1892 yılının New Mexico’sunda geçiyor. Orduda süvari subayı olan yüzbaşı Joseph J. Blocker’a (Christian Bale) bir Cheyenne savaş şefi ve ailesinin Montana'daki kabile topraklarına geri dönüş yolculuğunda eşlik etme görevi verilir. Görev, çetin savaş koşullarından yorgun düşen Blocker için oldukça zor olacaktır. Çünkü eşlik ettiği şef yıllar boyunca en büyük düşmanlarından biri olmuş ve birçok arkadaşının hayatını ellerinden almıştır. Yolculuklarında tehlikeli topraklardan yola çıkarak çoğunlukla düşman kabileler ve küçük asker grupları ile karşılaşan kafile, Cheyenne kabilesinin yaşadığı vahşi ancak etkileyici batıya doğru olan serüvenlerinde birçok zorlukla karşılaşacaktır. 

Florida Project (Florida Projesi) – 23 Şubat 2018

Bir Altın Küre ve Oscar adaylığı bulunan dram türündeki filmin yönetmenliğini Sean Baker üstleniyor. Oyuncu kadrosunda Willem Dafoe, Brooklynn Prince, Bria Vinaite, Valeria Cotto ve Christopher Rivera bulunuyor. Konusuna gelecek olursak; 6 yaşındaki Moonee (Brooklynn Prince) annesi Halley (Bria Vinaite) ile birlikte Orlando'daki Disneyland yakınlarında bulunan Magic Castle Oteli'nde yaşamaktadır. Düzenli bir işi olmayan Halley, günübirlik işlerde çalışarak hayatta kalmaya çalışırken, otelin şefkatli müdürü Bobby (Willem Dafoe), otel kurallarına aykırı olmasına rağmen onların işletmede kalmasına izin vermekte, Moonee ve arkadaşlarının yaramazlıklarına müşterileri aşırı rahatsız etmedikleri sürece ses çıkarmamaktadır. Çünkü Moonee ve annesinin gidebilecek başka bir yerleri olmadığını çok iyi bilmektedir.

Call Me by Your Name (Beni Adınla Çağır) – 23 Şubat 2018

3 dalda Oscar adayı olan İtalya – Fransa ortak yapımı dram türündeki filmin yönetmenlik koltuğuna Luca Guadagnino oturuyor. Kadroda Timothée Chalamet, Armie Hammer, Michael Stuhlbarg, Amira Casar ve Esther Garrel isimleri öne çıkıyor. Öykü 1983'ün yaz aylarında geçiyor. Kuzey İtalya'da ailesiyle kırsal bir bölgede tatilde olan Elio (Timothée Chalamet) günlerini kitap okuyarak ve kız arkadaşı Marzia'ya (Esther Garrel) zaman ayırarak geçirmektedir. Arkeoloji profesörü babasına çalışmalarında yardımcı olmak üzere bölgeye Amerikalı doktora öğrencisi Oliver (Armie Hammer), Elio'nun hayata bakışını tamamen değiştirir. 1983 yazı Elio'nun hiçbir zaman unutmayacağı bir yaz olacaktır.

  • Beğen
    64
  Yorum Alanı 0 Yorum Yapılmış
Misafir
Captcha